Bir mahkeme kararına dayanmadan başlatılan icra takibine "ilamsız takip" denir. Bu takipte borçluya bir ödeme emri gönderilir ve borçluya belirli bir süre içinde itiraz etme imkânı tanınır.
Ödeme emrine itiraz süresi
İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 62 uyarınca genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. İtiraz, icra dairesine sözlü veya yazılı olarak yapılabilir ve gerekçe gösterilmesi zorunlu değildir.
Kambiyo senetlerine (çek, bono, poliçe) dayalı takiplerde ise süreler farklıdır: borca ve imzaya itiraz, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine yapılır.
İtirazın sonucu
Süresi içinde yapılan itiraz takibi durdurur. Bu durumda alacaklının takibe devam edebilmesi için iki yol vardır:
- İtirazın kaldırılması: Alacaklı, elinde İİK'da sayılan nitelikte belgeler varsa, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
- İtirazın iptali davası: Alacaklı, itirazın tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir.
İcra inkâr tazminatı
İtirazın iptali veya kaldırılması aşamasında, alacağın likit (belirli veya belirlenebilir) olması ve itirazın haksız bulunması hâlinde borçlu aleyhine, alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilebilir. Aynı şekilde takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilir.
Dikkat edilmesi gerekenler
- Süreler tebliğ tarihinden itibaren işler; tebliğ tarihinin doğru tespiti önemlidir.
- Borcun bir kısmına itiraz ediliyorsa, itiraz edilen kısım açıkça belirtilmelidir.
- İtiraz edilmemesi hâlinde takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir.